ABD Başkanı Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping zirvesinden beklenen sonuçlar gelmedi. Yükselen enflasyon ve tahvil faizleri piyasalarda baskı oluşturuyor.
Küresel piyasalar, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki zirveden İran konusunda beklenen somut adımın gelmemesi ve yükselen enflasyon endişeleriyle yeni güne negatif bir başlangıç yaptı. Yapay zeka hisselerindeki coşkunun yerini tahvil faizlerindeki artış ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz artışı beklentileri alırken, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilimler de risk iştahını baskıladı.
Dün, yapay zeka harcamalarının şirket büyümesini olumlu etkileyeceği beklentisiyle teknoloji ve yapay zeka şirketlerinin hisseleri sert yükselişler kaydetmişti. Bu durum, sağlam şirket kârları ve ABD ekonomisinin dirençli olduğunu gösteren makroekonomik verilerle birleşerek borsaların rekor tazelemesini sağlamıştı. Ancak petrol fiyatlarındaki yükseliş ve tahvil faizlerindeki artış, yeni günde piyasalarda satış baskısına neden oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, geniş bir heyetle Çin’de temaslarda bulunarak Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile ikili ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirdi. Zirvede, Şi iki ülkenin rakip değil ortak olması gerektiğini vurguladı. Beyaz Saray, Trump ve Şi’nin Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve “İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması” konusunda mutabık kaldığını açıkladı. Trump ayrıca, Şi’nin Amerikan uçak üreticisi Boeing’den 200 uçak satın almayı kabul ettiğini belirtti.
Piyasalar, taraflar arasında ekonomik işbirliğinin arttığına dair işaretler görmesine rağmen, İran konusunda kayda değer bir ilerleme olmamasının risk iştahını baskıladığını değerlendirdi. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin’in Hürmüz Boğazı’nın açılmasında ABD’den daha fazla çıkarı olduğunu ve bu konuda Washington’a destek vereceğine inandığını ifade etti.
Yükselen petrol fiyatları dünya genelinde enflasyonun artacağına dair endişeleri körükledi. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid, devam eden enflasyonu ekonomi açısından en acil risk olarak gördüğünü belirtti.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Sözcüsü Julie Kozack, küresel ekonominin Ortadoğu’daki savaş dolayısıyla yükselen petrol fiyatlarıyla “olumsuz” senaryoya doğru ilerlediğini kaydetti. Ancak Kozack, orta vadeli enflasyon beklentilerinin çıpalanmış durumda olduğunu ekledi.
ABD’de nisan ayında perakende satışlar aylık bazda yüzde 0,5 ile beklentilere paralel arttı. Söz konusu dönemde satış tutarındaki en yüksek artış, Ortadoğu’daki çatışmaların etkisiyle yükselen petrol fiyatlarına bağlı olarak benzin istasyonlarında görüldü. Analistler, bu durumun enflasyonist baskıları daha da artırabileceği uyarısında bulundu.
Ülkede ithalat fiyat endeksi nisanda aylık yüzde 1,9, ihracat fiyat endeksi ise yüzde 3,3 ile beklentilerin üzerinde artış gösterdi. Ayrıca, 9 Mayıs ile biten haftada ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı 211 bine çıkarak piyasa beklentilerini aştı.
Enflasyonist endişeler tahvil piyasasında satış baskısına yol açtı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,52 ile bir yılın en yüksek seviyesine, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,0693 ile Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Brent petrolün varil fiyatı ise yüzde 0,1 artışla 104 dolarda seyretti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu tanıtımında 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 enflasyon tahmini açıkladı. Karahan, enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngördüklerini bildirdi.
New York borsasında teknoloji hisselerindeki yükselişler dün pozitif bir seyir izletti. Nvidia’nın hisseleri yüzde 4,4 değer kazanırken, Boeing hisseleri Çin’in uçak alımına rağmen günü yüzde 4,7 kayıpla tamamladı. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq endeksleri değer kazanarak S&P 500 ve Nasdaq rekor kırdı. Ancak ABD’de endeks vadeli kontratlar yeni güne negatif başladı.
Avrupa borsaları dün güçlü bilançoların desteğiyle pozitif seyretti. Ancak kıtada büyük teknoloji şirketlerinin azlığı ve enerji fiyatlarındaki yükselişin büyüme ile enflasyon görünümü üzerindeki baskısı risk algısının devam etmesine neden oldu. İngiltere’de 1. çeyrek Gayri Safi Yurt İçi Hasıla beklentiler dahilinde gerçekleşirken, ülkedeki siyasi belirsizlikler sterlin/dolar paritesini yüzde 0,4 düşüşle 1,3350’ye çekti.
Asya borsalarında Çin hariç negatif bir seyir gözlendi. ABD-Çin görüşmelerinde jeopolitik ve ekonomik konularda kayda değer bir haber akışı olmaması, özellikle Güney Kore borsasını olumsuz etkiledi. Japonya’da nisan ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi’nin (ÜFE) beklentilerin üzerinde artmasıyla ülkenin 10 yıllık tahvil faizi 1995 yılından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 4,8, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,9 ve Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,7 gerilerken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,1 arttı.
Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi dün günü yüzde 0,32 değer kazanarak 14.644,70 puandan tamamladı. Dolar/TL ise bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,3 üzerinde 45,5440’tan işlem gördü. Analistler, bugün yurt içinde bütçe dengesi ve piyasa katılımcıları anketinin, yurt dışında ise ABD’de New York Fed imalat endeksi, sanayi üretimi ve kapasite kullanım oranının takip edileceğini belirtti.
Dijital dünyada iz bırakmak için ihtiyacınız olan tüm proje geliştirme ve yazılım çözümleri Projeyap ile elinizin altında. Web tabanlı sistemlerden SaaS uygulamalarına, mobil platformlardan özel yazılım projelerine kadar geniş bir yelpazede profesyonel destek sunuyoruz.
Yorum Yap