İran, bölgedeki askeri gerilimlere ve ABD yaptırımlarına rağmen Hürmüz Boğazı üzerinden Çin’e büyük hacimli ham petrol sevkıyatını sürdürüyor.
İran, bölgedeki askeri gerilimlere rağmen Hürmüz Boğazı üzerinden Çin’e büyük hacimli ham petrol sevkiyatını sürdürüyor. Gerçek zamanlı veri şirketleri Kpler ve TankerTrackers, 28 Şubat’tan bu yana en az 11-12 milyon varil petrolün bu yolla taşındığını bildirdi. ABD yaptırımlarına rağmen Çin, İran’ın petrol ihracatının yüzde 80’inden fazlasını indirimli fiyatlarla satın alıyor. Bu ticaret, İran ekonomisi için hayati önem taşıyor.
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, bölgedeki artan askeri gerilimler nedeniyle enerji piyasalarının odağında yer alıyor. Uzmanlar, devam eden çatışma ortamında İran’ın petrol satışlarını sürdürmesinin, ülkenin ham petrol ihracatına olan bağımlılığını ve Çin’in İran için başlıca enerji ortağı rolünü pekiştirdiğini belirtiyor.
Wood Mackenzie Emtia Araştırmaları Kıdemli Başkan Yardımcısı Alan Gelder, İran ekonomisinin büyük ölçüde bölgesel deniz ticaret yolları üzerinden sürdürülen petrol ihracatına bağlı olduğunu açıkladı. Gelder, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek deniz taşımacılığı aksaklıklarının ülkenin ihracata dayalı ekonomisi için önemli bir risk oluşturduğunu vurguladı.
Uzman, çatışmanın ilk aşamalarında deniz taşımacılığındaki kesintilerin en acil sorun olduğunu ifade etti. Gelder ayrıca, ABD ve İsrail’in İran içindeki altyapıyı tahrip etmeyi sürdürmesinin de ülke ekonomisi üzerinde ağır bir baskı yaratacağını kaydetti.
Alan Gelder, ABD yaptırımlarına rağmen İran ham petrolünün alternatif ticaret kanalları üzerinden küresel piyasalara ulaşmaya devam ettiğini belirtti. Bu durumun, “paralel piyasa” olarak adlandırılan bir yapı oluşturduğunu ifade etti.
Gelder, İran petrolünün başlıca alıcısının Çin olduğunu ve bu ticaretin büyük ölçüde ABD finans sisteminin dışında faaliyet gösteren bağımsız rafineriler aracılığıyla gerçekleştiğini aktardı. Uzman, yaptırımlı petrol miktarının küresel piyasanın toplam büyüklüğüne kıyasla sınırlı olduğunu, günde 100 milyon varilin üzerindeki toplam piyasa içinde nispeten küçük bir hacmi temsil ettiğini ekledi.
Enerji piyasaları uzmanı Vandana Hari de İran’ın petrol ihracatını sürdürebilmesinin, çatışma döneminde ülke ekonomisini ayakta tutmak için kritik önem taşıdığını ifade etti. Hari, ülkedeki altyapı tahribatının ekonomik toparlanma için temel gelir kaynağını tehdit edebileceğini vurguladı. Petrol ve doğal gaz üretimi ile buna bağlı altyapının zarar görmesi durumunda, İran’ın ekonomisini yeniden inşa etme konusundaki en önemli kanalını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını belirtti.
Dijital dünyada iz bırakmak için ihtiyacınız olan tüm proje geliştirme ve yazılım çözümleri Projeyap ile elinizin altında. Web tabanlı sistemlerden SaaS uygulamalarına, mobil platformlardan özel yazılım projelerine kadar geniş bir yelpazede profesyonel destek sunuyoruz.
Yorum Yap