Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler yaşanırken Borsa İstanbul’da işlem gören BIST 30 endeksi, 2024’ün ilk çeyreğinde yatırımcısına yüzde 18,77 kazanç sağladı.
Borsa İstanbul’da işlem gören BIST 30 endeksi, 2024’ün ilk çeyreğinde yatırımcısına yüzde 18,77’lik getiri sağlayarak küresel piyasalardaki gerilime rağmen en fazla yükselen borsalar arasında yer aldı. Orta Doğu’daki jeopolitik tansiyonun mart ayında küresel endeksler üzerinde baskı oluşturduğu dönemde, yurt içi pay piyasaları yılbaşından beri sürdürdüğü pozitif ivmeyi korudu.
Borsa İstanbul’da işlem gören en büyük ve en likit 30 şirketin hisselerini içeren BIST 30 endeksi, yılın ilk üç ayında 14.518,03 puana çıkarak yatırımcısına önemli bir kazanç sağladı. Bu performans, küresel referans endekslerin birçoğunun gerilediği bir ortamda dikkat çekti.
Söz konusu dönemde BIST 30 endeksi, dolar bazında da yüzde 14,7’lik bir artış göstererek uluslararası piyasalarda öne çıktı. Bu durum, birçok büyük endeksin aksine yatırımcıların yüzünü güldürdü.
Aynı dönemde ABD’deki ana endeksler ve Avrupa ile Asya’daki birçok borsada düşüşler gözlemlendi. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel piyasalarda yaklaşık 14 trilyon dolarlık bir değer kaybına neden oldu.
BIST 100 endeksi de ilk çeyreği 12.790,98 puandan tamamlayarak bu süreçte yüzde 13,6’lık bir yükseliş kaydetti. Endeks, ocak ayında gösterdiği yüzde 22,9’luk performansla Kasım 2022’den bu yana en iyi aylık sonucunu elde etti.
Şubat ayında yabancı yatırımcıların ilgisinin devam etmesi ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerini artırmasıyla BIST 100 endeksi 14.532,67 puana ulaşarak tarihi bir zirve gördü. Dezenflasyon sürecinin güçlü devam edeceği yönündeki beklentiler de bu yükselişi destekledi.
İran ve İsrail arasındaki tansiyonun yükselmesi, mart ayında küresel piyasalarda sert satışlara yol açtı. Bölgedeki jeopolitik riskler, petrol fiyatlarında artışa neden olarak küresel enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının politikalarını etkiledi.
ABD Merkez Bankası (Fed) başta olmak üzere küresel merkez bankalarının olası sıkılaştırma adımlarına yönelik endişeler, varlık fiyatları üzerinde baskı oluşturdu. Dolar diğer para birimleri karşısında değer kazanırken, tahvil piyasalarında da satış baskısı arttı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi Temmuz 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini görerek yüzde 4,48702’ye ulaştı. Dolar endeksi de 100 seviyesindeki güçlü seyrini korudu.
Yurt içinde ise ekonomi yönetiminin aldığı hızlı önlemler, küresel dalgalanmalara karşı daha dirençli bir piyasa ortamı oluşturdu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal piyasalardaki gelişmeleri yakından takip ederek önlemler almaya devam etti.
TCMB, bankalara Türk lirası likidite yönetiminde esneklik sağlamak amacıyla Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemlerini başlattı. Bu adım, kredi ve faiz tarafındaki oynaklığı önlemeyi ve Türk lirası üzerindeki baskıyı hafifletmeyi hedefliyor.
Bu önlemle birlikte piyasalardaki Türk lirası sıkışıklığının giderilmesi ve bankaların likidite ihtiyacının karşılanması amaçlanıyor. Böylece kredi koşullarının daha makul seviyelere gelmesi bekleniyor.
TCMB’nin bu hamlesi, bankacılık sistemindeki likiditeyi desteklemenin yanı sıra döviz rezervlerini güçlendirmeyi de amaçlıyor. TCMB, bankalardan döviz alıp karşılığında TL vererek piyasadaki likiditeyi artırmayı hedefliyor.
Yurt dışında yerleşik kişiler, 27 Mart haftasında net 137,1 milyon dolarlık hisse senedi alımı gerçekleştirirken, 1 milyar 369,9 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve 78,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) sattı.
Dijital dünyada iz bırakmak için ihtiyacınız olan tüm proje geliştirme ve yazılım çözümleri Projeyap ile elinizin altında. Web tabanlı sistemlerden SaaS uygulamalarına, mobil platformlardan özel yazılım projelerine kadar geniş bir yelpazede profesyonel destek sunuyoruz.
Yorum Yap