Kastamonu Üniversitesi öncülüğünde geliştirilen mantar bazlı yara bandı, basınç ülseri tedavisinde çığır açmaya hazırlanıyor. İlk prototip 3 ay sonra çıkıyor.
Kastamonu Üniversitesi Tıp Fakültesi öncülüğünde, İstanbul, Sivas Cumhuriyet ve Marmara Üniversitelerinden 19 akademisyenin katılımıyla basınç ülseri tedavisinde kullanılmak üzere mantar bazlı bir yara bandı (patch) geliştiriliyor. Yaklaşık bir yıldır süren çalışmalar sonucunda, yatak yaralarına doğal ve etkili bir çözüm sunulması amaçlanıyor. Projenin ilk prototipi üç ay içinde hazır olacak.
Kastamonu bölgesinden toplanan Ganoderma Lucidum (Reişi Mantarı), Laetiporus Sulphureus (Kükürt Mantarı) ve Amanita Caesarea (İmparator Mantarı) gibi tıbbi mantarların fitokimyasal içerikleri kullanılıyor. Bilim insanları, bu mantarların antioksidan, antiinflamatuvar ve yara iyileştirici özelliklerinden faydalanarak tedaviye yeni bir yaklaşım getiriyor. Geliştirilen bu teknoloji, geleneksel yöntemlere kıyasla daha etkili, doğal ve yan etkileri azaltılmış bir seçenek sunmayı hedefliyor.
Proje, sağlık alanına katkılarının yanı sıra ekonomik olarak da önemli bir potansiyel taşıyor. İki yıl içinde tamamlanması planlanan çalışmanın sonunda, prototipin ortaya çıkmasıyla patent süreci başlatılacak. Projeye 2 milyon liradan fazla bütçe ayrıldı ve Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Kurumu tarafından destekleniyor.
Projenin mentörlüğünü üstlenen Doç. Dr. Çiğdem Sevim, Kastamonu’nun Türkiye’nin en yaşlı ikinci şehirlerinden biri olduğunu belirtti. Yaşlı popülasyonunun palyatif servislerde basınç ülserleriyle (yatak yarası) sıkça karşılaştığını gözlemlediklerini ifade etti. Bu durumun hasta konforunu ve mali tabloları olumsuz etkilediğini vurguladı. Kastamonu’daki zengin mantar türlerinin bu projeye ilham verdiğini aktardı.
Doç. Dr. Sevim, bir yılı aşkın süredir üç farklı yerel mantar türünün optimizasyonlarının yapıldığını açıkladı. Bu mantarlardan elde edilen bileşenlerin, bağışıklık sistemini güçlendirmeyi ve sağlıklı dokuların çoğalmasını aktive etmeyi amaçlayan taşıyıcı bir sisteme entegre edildiğini belirtti. İlk prototipin üç ay sonra çıkacağını ve ardından patent sürecinin başlayacağını duyurdu.
Proje kapsamında dört üniversiteden 19 akademisyenin görev aldığını söyleyen Sevim, Orman Fakültesi’nin mantar temini ve etken madde izolasyonunda önemli rol oynadığını ekledi. İstanbul Üniversitesi’nde ise biyoteknoloji ve farmasötik toksikoloji analizleri ile taşıyıcı sistemlere mantar örneklerinin yüklenmesi aşamalarının yürütüldüğünü ifade etti. Üç ayrı mantar türünden üç ayrı taşıyıcı sistem geliştirileceği ve ilk mantarın deneylerinin tamamlandığı belirtildi.
Dijital dünyada iz bırakmak için ihtiyacınız olan tüm proje geliştirme ve yazılım çözümleri Projeyap ile elinizin altında. Web tabanlı sistemlerden SaaS uygulamalarına, mobil platformlardan özel yazılım projelerine kadar geniş bir yelpazede profesyonel destek sunuyoruz.
Yorum Yap