Uzmanlar, şiddet görüntülerinin çocuklar üzerindeki travmatik etkilerini ve ailelerin bu süreçte nasıl bir yol izlemesi gerektiğini açıklıyor.
Okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından güvenlik önlemleri ön plana çıksa da, bu tür olayların çocuklar üzerindeki psikolojik etkileri göz ardı edilmemelidir. Televizyon, telefon ve sosyal medya aracılığıyla çocukların dünyasına ulaşan şiddet görüntüleri, yetişkinlerin aksine, çocuklarda derin kaygı ve korku belirtilerine yol açabiliyor. Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. İbrahim Adak, şiddet olaylarının sunuluş biçiminin de travmatik etki yarattığını belirtiyor.
Çocuklar, ekranda gördükleri panik, ağlama ve siren seslerini doğrudan bir tehdit olarak algılayabiliyor. Bu durum, olayın yaşandığı yerden uzakta olan çocuklarda bile gece korkuları, okula gitmek istememe, öfke patlamaları ve kaygı belirtileri olarak ortaya çıkabiliyor. Dr. Adak, çocukların okul gibi güvenli alanlara yönelik güvenlerinin sarsıldığını vurgulayarak, “Yaşadıkları şey güven kırılması oluyor en temelde” diyor.
Bu etkilenme, yaşa göre farklı belirtilerle kendini gösterebiliyor. Kimi çocuklar korkularını sözle ifade edemeyip uyku bozukluğu yaşarken, kimileri daha huzursuz, gergin veya öfkeli hale gelebiliyor. Tekrarlayan olumsuz düşünceler, uykusuzluk, tedirginlik ve konsantrasyon güçlüğü gibi belirtiler görülebiliyor. Ergenlerde ise bu durum öfke ve çatışma eğilimini artırabiliyor.
Evdeki atmosfer de çocukların kaygı düzeyini önemli ölçüde etkiliyor. Ebeveynlerin kaygılı yaklaşımı, evdeki konuşmalar ve arka planda açık kalan yayınlar, çocuğun yükünü artırabiliyor. Dr. Adak, ailelerin bu tür durumlarda daha destekleyici olması ve normal rutinlere devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Çocuğa korkunun ayrıntıları yerine, güvenin bilgisinin verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Şiddet haberleri sonrasında günlük rutinlerin korunması, çocuklar için psikolojik bir güven işareti taşıyor. Rutinlerin devam etmesi, çocuğun normal hayatın akışında olduğunu anlamasına yardımcı oluyor. Ayrıca, Dr. Adak, şiddetin dizilerde, filmlerde ve dijital içeriklerde sunuluş biçiminin de sorgulanması gerektiğini belirtiyor. Şiddet içeren karakterlerin olumlu figürler gibi sunulması, çocuklarda yanlış algılara ve rol model alma eğilimine yol açabiliyor.
Dijital dünyada iz bırakmak için ihtiyacınız olan tüm proje geliştirme ve yazılım çözümleri Projeyap ile elinizin altında. Web tabanlı sistemlerden SaaS uygulamalarına, mobil platformlardan özel yazılım projelerine kadar geniş bir yelpazede profesyonel destek sunuyoruz.
Yorum Yap